• Soner Kuru

2021 Beklentilerimiz

2021 Yılına Girerken Global Toparlanma Beklentileri Ve Risk İştahı Güçlü Seyrediyor


2021 yılına girerken, Covid-19 aşılamasının genele yayılmasıyla, global ekonomik aktivitede beklenen hızlı ve senkronize toparlanma, ABD’de Biden yönetiminde jeopolitik gerginliklerde bir miktar azalma olacağı düşüncesi ve en önemlisi tüm dünyada para ve maliye politikalarının gevşek kalmaya devam edeceği yönündeki beklentiler, küresel risk iştahını destekliyor.


Ekonomilerin halen tam istihdam seviyelerinin çok uzağında olması nedeniyle, enflasyon ancak sonraki yıllarda ortaya çıkabilecek bir risk unsuru olabileceği değerlendirilirken, ülkelerin yüksek borçluluk seviyeleri ise düşük faizler nedeniyle göz ardı ediliyor.


Bu global arka plan dahilinde, özellikle öne çıkan zayıf dolar temasının, gelişmekte olan piyasalara bakışı desteklediğini düşünüyoruz. Covid-19’da ikinci dalga beklentilerden kötü gelişim gösterdiyse de, küresel risk iştahında kısa vadede önemli bir bozulma olmasını beklemiyoruz.


Para Politikasında Sıkılaşma Ve Ekonomi Politikalarında Normalleşme Yurtiçinde Piyasaları Desteklemeye Devam Ediyor.


Para politikasında sıkı duruşun korunmasıyla, reel kurun tarihi diplerinde olduğu da göz önüne alındığında, en azından kısa vadede TL’deki güçlenme eğiliminin devam edebileceğini düşünüyoruz. Yerli bireysel yatırımcının devam eden döviz talebi önemli bir risk oluştursa da, mevduat faizlerinin bir miktar daha yükselmesiyle, burada bir dönüşüm görülebileceğini düşünüyoruz. 2021 yılında cari açıktaki hızlı gerileme potansiyeli de, TL görünümünü destekleyebilecek önemli bir faktör olabilir.


Gecikmeli kur etkileri ve olumsuz baz etkisi nedeniyle enflasyonun Mart/Nisan aylarına kadar yükselerek %15’li seviyelere ulaşması (veya yaklaşması) muhtemel görünse de, TL’deki istikrar korunabilirse, TÜFE enflasyonu özellikle yılın ikinci yarısında düşüş trendine girerek yılı %11,0-11,5 civarında tamamlayabilir.


Önceki aylarda düşük faizlerden yararlanmak üzere öne çekilmiş talep ve son dönemde devreye sokulan kısıtlamalar nedeniyle özellikle 2021’in ilk iki çeyreğinde ekonomide önemli bir yavaşlama olabilir. Bu potansiyel yavaşlamaya rağmen, ikinci çeyrekte olumlu baz etkisi nedeniyle çift haneli bir GSYH büyümesi görülebilir.


Buna karşın, yüksek faiz ortamında iç talebin büyümeye desteğinin sınırlı kalmasını ve 2021 yılı GSYH büyümesinin %2,5 civarında kalmasını bekliyoruz.


2021 yılında artan faiz yükü ve kısıtlamalardan olumsuz etkilenen sektörlere yapılması gerekli kamu destekleri nedeniyle, bütçe açığının GSYH’nin %5’ine yakın seviyelerde kalabileceğini, dolayısıyla kamunun borçlanma ihtiyacının yüksek seyretmeye devam edebileceğini düşünüyoruz. 2021 yılı için zaten çok yüklü bir iç borç geri ödeme takvimi olduğu düşünüldüğünde, bu durum faizler üzerinde yukarı yönlü baskı yapabilir.


Yurtiçinde 2021 yılı (ve sonrası) için risk oluşturabilecek bir diğer unsur da, potansiyelin altında büyüme ve yüksek faizlerle birlikte, tahsili gecikmiş alacaklarda hızlı bir yükseliş görülmesi, bunun da kredi arzını kısması olabilir. BIST-100 endeks hedefimizi 1,350’den 1,750 seviyesine yükseltiyoruz


Son dönemdeki güçlü performansa rağmen, BIST-100 endeksinin 2020 Ocak başından bu yana GOÜ piyasalarına göreceli performansı -%15 olarak devam etmektedir.


Öte yandan, Türkiye’nin GOÜ’lere karşı FD/FAVÖK iskontosu %33’dür. Türkiye’nin tarihi FD/FAVÖK ıskontosunun %18 olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, bu iskontonun daha da kapanma olasılığı olduğu görüşüne sahibiz.


Özel bankalar iskontolu çarpanlarla işlem görmeye devam etmektedir. Ancak, 2021 senesi içerisindeki kredi performansları hedef fiyatların gelişiminde belirleyici olacaktır. Sektördeki 2021 yılı kar büyüme beklentimizin Bloomberg beklentilerinin %38 rakamına karşı sadece %2 olduğunu belirtmekte fayda var.


BIST-100 Endeksi Hedefimizi 1.350 Seviyesinden 1,750 Seviyesine Yükseltiyoruz.


Yükseltilen endeks hedefimizdeki ana neden azalan risk primi ve beklenenden daha iyi devam etmiş olan şirketlerin faaliyet performanslarıdır. 2021 yılı için 2020 senesine göre %25’lik bir net kar büyümesi beklerken, FAVÖK kaleminde 2020 için %28 büyüme beklentimiz, 2021 senesi için %18’e düşmektedir. Jeopolitik ve makro ekonomik öngörülebilirlik ana katalizör olarak kalmaya devam edecektir.


106 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör